<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Babamın Hikayeleri &#187; berber</title>
	<atom:link href="http://www.babaminhikayeleri.com/tag/berber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.babaminhikayeleri.com</link>
	<description>İhsan Kelekçi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 18:38:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ekol</title>
		<link>http://www.babaminhikayeleri.com/ekol/</link>
		<comments>http://www.babaminhikayeleri.com/ekol/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 11:46:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babamın hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[berber]]></category>
		<category><![CDATA[ekol]]></category>
		<category><![CDATA[fötr]]></category>
		<category><![CDATA[halkevi]]></category>
		<category><![CDATA[makas]]></category>
		<category><![CDATA[millet bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[şapka]]></category>
		<category><![CDATA[şehir gazinosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://babaminhikayeleri.wordpress.com/?p=502</guid>
		<description><![CDATA[1950&#8242;li yıllar. Büyük bir ilçe. Nüfusu yirmibin. Ortada iki katlı hantal hükümet konağı, yanında belediye, karşısında Şehir Kulübü, Halkevi ve sinema&#8230; Diğer tarafta Şehir Gazinosu&#8230; Çevresi çarşı. Yirmi caminin beşi, altısı çarşıda&#8230; İstasyon Caddesi ana cadde.. Sonunda Millet Bahçesi bulunuyor. Gazino, Halkevi, Millet Bahçesi, 1940&#8242;lı yılların hatırası; Sinema yeni&#8230; Şehir gazinosu büyük bir parkın içinde. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-511" title="berber" src="http://babaminhikayeleri.files.wordpress.com/2009/09/berber1.jpg" alt="berber" width="426" height="161" /></p>
<p>1950&#8242;li yıllar. Büyük bir ilçe. Nüfusu yirmibin. Ortada iki katlı hantal hükümet konağı, yanında belediye, karşısında Şehir Kulübü, Halkevi ve sinema&#8230; Diğer tarafta Şehir Gazinosu&#8230; Çevresi çarşı. Yirmi caminin beşi, altısı çarşıda&#8230; İstasyon Caddesi ana cadde.. Sonunda Millet Bahçesi bulunuyor. Gazino, Halkevi, Millet Bahçesi, 1940&#8242;lı yılların hatırası; Sinema yeni&#8230;</p>
<p><span id="more-502"></span>Şehir gazinosu büyük bir parkın içinde. 500 metrekare kapalı alan, büyük bir sahne, irtifa 6 metre&#8230; Klasik kahve durumunda sahnede masa, sandalyeler&#8230; Tiyatro, sanat topluluğu, sihirbaz bilmem ne geldiğinde kısa sürede sahne ve salon düzenleniyor&#8230; Sahnenin yanında ocak, kasa gösterişli yerde, Mak Artur diye biri kasaya oturmuş, müstecir*; adının Muhsin olduğunu bilen az. Yerinden hiç kalkmıyor. Demirbaş&#8230; Gözleri kıpkırmızı.. Kağıt, tavla, domino şıkır şıkır, gürültü de ona göre. Çarşıya bakan kapısında küçük ampüllerle &#8220;Şehir Gazinosu&#8221; yazılı. İlk açıldığında balkan göçmeni bir vatandaşa verilmiş. Adam kız garson çalıştırmış. Park, gazino önü ve üç beş merdivenle inilen bahçe kısmından ibaret, klasik peysaj: Ortada büst, havuzlar, kenarda çim ve çiçekler, park girişinde büyük bir çınar ağacı&#8230;</p>
<p>Halkevi iki katlı, gösterişli bina, sıvanın düştüğü yerlerden kerpiçler görünüyor. Beylik Plan, dörtyüz metrekare kapalı alan var yok. Her şey düşünülmüş. Başında odacı İsmail ağa, yetkili, astığı astık. Kadı, kaymakam, başöğretmen ilgileniyor. Halk oyunları, enstrüman eğitimi, koro, müsamere, gençler girip çıkıyorlar&#8230;</p>
<p>Millet Bahçesi mahalle bitimi ve mezarlıktan sonra ortaokulun karşısından itibaren anayol boyunca sürüyor. Uzunca bir koru, çeşitli ağaçlar dikilmiş. Ana yola paralel servis yolu ve su arkı gidiyor. Vaktiyle işte piknik yeri, &#8220;Halk ne yaparsa yapsın&#8221; diye düşünülmüş. Vatandaş Hıdırellez dışında iltifat etmiyor.Kış ayları haricinde haylaz gençler cumartesi öğleden sonra, pazar günü buraya takılıyorlar o kadar.. Adı iyiye çıkmamış. Bir kısım dışlıyor, bir kısım çekiniyor&#8230;</p>
<p>Eğitim kaç okul varsa bir başöğretmen genellikle mevsiminde öğretmenler çocukları sokaktan topluyorlar. Kapı kapı dolaşılıyor. Kız çocukları görülmüyor. Her sınıfta ön sıra kız. O kadar&#8230; Orta okul tek; müdür öğrenci sayısı ikiyüz oldu diye seviniyor&#8230;</p>
<p>Caminin, çarşının, kahvenin eğitime katkısı sınırlı. Berberler etkin; kulübün, esnafın, zürranın berberleri ayrı. Kişisel gayretleri ile <strong>ekol</strong> oluşturanlar oluyor. İşte bunlardan birisi de Berber Hâdi&#8230; Ustası babası olsa da beşeri münasebetlerindeki başarısı sebebiyle şehrin berberleriyle içli dışlı. Ziyaret eder, hatır sorar, hizmetlerini görür, onları dikkatle takip eder, kendini yeniler&#8230; Askerliğini İstanbul&#8217;da yapar. Oradan epeyce bilgi ile döner. Türkiye&#8217;nin, İstanbul&#8217;un aktüalitesiyle gelir.</p>
<p>Yere göğe sığmaz. Canlı hareketli. Merkezde güzel bir dükkan açar. Dükkan yerinde, gençler çevresinde. Ayna, komidin, koltuklar asri, makina, makas, malzeme özenle seçilmiş belli; gösterişli havlu önlük, pırıl pırıl leğenler&#8230; Klasik berberler gibi yeni leğen dışarı asılıp reklam edilmiyor, müşteri için kullanılıyor. Herşeyden önemlisi kuşağını çevresinde toplaması, onların da heyecanla dükkana odaklanması.</p>
<p>Gece gündüz koltuklar dolu. Ücret aylık kart. Traştan sonra karttan bir kare kesiliveriyor.. Gece saat onbire, bekçilerin düdük çalmasına kadar traş ve memleket meseleleri, radyo programı, gazetelerin verdiği kitap, icracılar (çalgıcılar) ritim, makam, ilçe yetkilileri; dışarıdaki yetkili hemşehriler, nufuz alanları, akrabaları, bu kesimle diyalog, nasıl ulaşılabileceği, envanter çalışmaları&#8230;</p>
<p>Ekol oluşturdular, bunlarla uğraşıyorlar ya, bir gelişme oldu. Berber Hâdi fötr şapka giydi. Usta giydi ya, ekip şuradan buradan şapka sipariş ettiler. Fötr şapka giymeye başladılar. Halktan sorana yanıt yok. Giyen çoğalıyor. Şehrin fotoğrafçısı da giydi, bunların artistik pozlarını vitrine koydu. Diğer taraftan envanter çalışmaları ikmal safhasına geldi. Bilgiler kullanılmaya başladı. Referans ziyaret, talep, dilekçe derken, şu memur, şu bankacı, şu postacı, şu veznedar oluverdiler. Berber Hâdi&#8217;nin de KİT&#8217;lerden birisinin taşra teşkilatına tayini çıktı. Dükkan kapandı, müşteriler dağıldılar. Fötr şapka giyen de kalmadı.</p>
<p>Hâdi Bey oturmasını kalkmasını bilirdi. Giyimine dikkat ederdi. Doğu&#8217;da gittiği yerde lojmanı da oldu. Ağzı laf yapıyor ya lokalin aranan kişisi oldu. Neden sonra yıllık izne geldi, çevresi doldu. Görüştüler, hasret giderdiler. Laf lafı açtı, yeri geldi bir arkadaşı:</p>
<p>- Hâdi Bey, şimdi hakim, kaymakam da giymiyor, giyen de kalmadı. Sen hala fötr şapka giyiyorsun.</p>
<p>diye sormasın mı? Hemen cevap verdi;</p>
<p>- Ben de yüksek tahsilli olsam giymem. İlkokul mezunuyum işte&#8230; Siz şapkama karışmayın.</p>
<p>dedi&#8230; Kalan konulara geçtiler; memleket meselelerine daldılar, muhabbete devam ettiler.</p>
<p>&#8230;.</p>
<blockquote><p><em><em>müstecir</em>: Kira karşılığında bir yeri tutan kimse, kiracı.</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaminhikayeleri.com/ekol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fıs Fıs Fıs</title>
		<link>http://www.babaminhikayeleri.com/fis-fis-fis/</link>
		<comments>http://www.babaminhikayeleri.com/fis-fis-fis/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:12:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babamın hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[berber]]></category>
		<category><![CDATA[drenaj]]></category>
		<category><![CDATA[dsi]]></category>
		<category><![CDATA[fıs fıs]]></category>
		<category><![CDATA[hadi gidelim]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://babaminhikayeleri.wordpress.com/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[İç batı Anadolu&#8217;ya 1960&#8242;lı yıllarda feyezan halinde yağan yağmurun ardından, Paşadağı&#8217;ndan inen seli Adaboğlu Hacı Osman köyün üstündeki Saraycık&#8217;tan görmüş. İşte O&#8217;nun: - &#8220;Dereden iniverdi gördüm Kırıkminareye doğru yıkılıyordu. Önüne ne çıkarsa &#8220;Hadi gidelim.&#8221; deyyo. Yemin olsun.&#8221; dediği sel&#8230; Sel indi. mal maşat telef oldu. Arazi sular altında kaldı. Geldi şehrin kenar mahallelerini bastı. Sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İç batı Anadolu&#8217;ya 1960&#8242;lı yıllarda feyezan halinde yağan yağmurun ardından, Paşadağı&#8217;ndan inen seli Adaboğlu Hacı Osman köyün üstündeki Saraycık&#8217;tan görmüş. İşte O&#8217;nun:</p>
<div>- &#8220;Dereden iniverdi gördüm Kırıkminareye doğru yıkılıyordu. Önüne ne çıkarsa &#8220;Hadi gidelim.&#8221; deyyo. Yemin olsun.&#8221;</div>
<div>dediği sel&#8230; Sel indi. mal maşat telef oldu. Arazi sular altında kaldı. Geldi şehrin kenar mahallelerini bastı.</div>
<div><span id="more-482"></span></div>
<div>Sonra keşif tespit yapıldı. Vilayetten geldi gittiler. Drenaj kanalı açılacakmış şuradan şuraya dediler. Programa alınmış. Neden sonra DSİ&#8217;den gelmişler bir mühendis birkaç operatör. Otele inmişler. Aşkar oteli. Yargıya başlamışlar.</div>
<div></div>
<div>Yaz akşamları yemekten sonra otelin kahvesinin önüne oturuyorlar. Halk &#8220;Bunlar kanal açanlar. Ankara&#8217;dan gelmişler.&#8221; diye birbirine gösteriyor. Yine bir akşam bunlardan biri otel katibinden berber sorar. Katip karşıdaki berberi gösterir. Şehir kulübü müdavimlerinin, memurların berberini. Adam tiryaki, kahvenin önünden hep onu görüyorlar ya.. Usta çok konuşuyor. &#8220;Başka kime gideyim?&#8221; der.</div>
<div>- &#8220;Şurada arka sokakta falan berber var.&#8221; derler. Gösteriverirler. Adam gider. Selam verir. Oturur. Ustanın koltuğu boşaldığında, buyur ederler. Koltuğa yönelir, ustanın kulağına doğru fıs fıs fıs hafif sesle:</div>
<div>- &#8220;Usta saç sakal. Ama bende bir hal var rica edeyim. Mümkünse tıraşta hiç konuşmayınız.&#8221; der koltuğa oturur. Berber şaşkın. Yahu bu ne? Adamda ne hal var. Bakalım altından ne çıkacak? Adamı terslese mi? Hiç başına böyle bir şey gelmemiş. Neyse bir tereddütten sonra kendini toplar. Adama önlüğü bağlar. Bir güzel tıraş eder. Oh çeker. Önlüğü alır:</div>
<div>- &#8220;Sıhhatler olsun beyefendi.&#8221;</div>
<div>der. Adam memnun, denk tıraş etti. Hiç konuşmadı. İyi bir berber buldum diye düşünür. Dükkanda asılı belediye tarifesi şu kadar. Fazla fazla ücretini verir. Usta parayı cebine indirir. Adamın kulağına fıs fıs fıs hafif sesle:</div>
<div>- &#8220;Beyefendi. Alışkınım konuşmadan edemiyorum. Rica edeyim bir daha tıraşa gelmeyin. Neden dersen patlayacaktım. İyi geceler efendim.&#8221;</div>
<div>der. Şaşkın müşterisini uğurlar.</div>
<div>.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaminhikayeleri.com/fis-fis-fis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

