<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Babamın Hikayeleri &#187; otel</title>
	<atom:link href="http://www.babaminhikayeleri.com/tag/otel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.babaminhikayeleri.com</link>
	<description>İhsan Kelekçi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 18:38:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Enfes Kebap</title>
		<link>http://www.babaminhikayeleri.com/enfes-kebap/</link>
		<comments>http://www.babaminhikayeleri.com/enfes-kebap/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 11:20:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babamın hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[burgerking]]></category>
		<category><![CDATA[çorba]]></category>
		<category><![CDATA[enfes kebap]]></category>
		<category><![CDATA[garb sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[kebap]]></category>
		<category><![CDATA[mcdonalds]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[şark sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar usta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://babaminhikayeleri.wordpress.com/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[1950&#8242;li yıllar, memleketin iyi aşçısı Yaşar Usta, dükkanı kira, mütevazi masa ve sandalyeler. Mutfak arkada. Buzdolabı yok. Yan duvarda yeni açılan kasap dükkanları gibi ne işe yaradığı bilinmeyen pelur kağıtlar sıra sıra köşelemesine katlanıp asılmış. Dükkanın müşterileri yerli. Perşembe günü pazar kuruluyor. Çarşamba akşamı, perşembe öğleyin hareketlilik görülüyor. Köylü, pazarcı yemek yiyor. Yaşar ustanın gözü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1950&#8242;li yıllar, memleketin iyi aşçısı Yaşar Usta, dükkanı kira, mütevazi masa ve sandalyeler. Mutfak arkada. Buzdolabı yok. Yan duvarda yeni açılan kasap dükkanları gibi ne işe yaradığı bilinmeyen pelur kağıtlar sıra sıra köşelemesine katlanıp asılmış. Dükkanın müşterileri yerli. Perşembe günü pazar kuruluyor. Çarşamba akşamı, perşembe öğleyin hareketlilik görülüyor. Köylü, pazarcı yemek yiyor. Yaşar ustanın gözü kapıda, umutlu müşteri gördüğünde ocaktan çıkar, karşılar oturtur, karşısına geçer, hatır sorar, yemek sayar..</p>
<p><span id="more-489"></span>- Enfes kebap varrık, ilahana dolması varrık..</p>
<p>Tas kebap, lahana dolması, nohut, fasulye, pilav, çorba ne varsa, süsler söyler. Zaten çorba 15, taskebabı 75 kuruş. Veresiye defteri de var. Kazancı bir idare, o kadar&#8230;</p>
<p>1980&#8242;li yıllar. Denizli merkezde mükellef bir köfteci fayansla kaplanmış mutfak tertemiz, geniş salon, yüksek zemin, karoseramik taban, üç beş buzdolabı kenarda köşede, verzalit masa ve sandalyeler, masada ciltli yemek listeleri&#8230; Usta ve iki garson ortak, üçü de iri yarı. Ellerinde yeni yaktıkları sigaralar.. Vakit; öğleye bir saat var. Kapıdan bir müşteri girer, ocağın karşısında bir masaya oturur. Eli ayağı hareketli, belli acıkmış. Bağırır;</p>
<p>- Ustaa!</p>
<p>Usta karşısında, müşteri tanıdık, paralı, cevap verir;</p>
<p>- Ne va len!</p>
<p>Buralarda imla kuralları farklı kullanılmaktadır. İsmin halleri kendilerine göredir. Adam isteyeceğini ister;</p>
<p>- Beni bir köfte yap!</p>
<p>der. Yutkunmaya başlar. Usta piyaz gönderir, bir buçuk köftesini ızgaraya koyar. Mesleğinden, hayatından memnundur. Meselesi bu müşteriye bir de kemalpaşa yedirmektir şu an&#8230; Zaten biraz sonra müşteri bastıracak&#8230;</p>
<p>2000&#8242;li yıllar&#8230; İstanbul, Ankara, İzmir&#8217;dan başlayan bir kıpırdanma, McDonald, Burgerking, Domino&#8217;s&#8230; Kimin dünyada şu kadar ülkede şubesi varsa, kendine güvenip fazlalaştırmak için Türkiye&#8217;ye gelmişler. Sakladıkları bir şey yok. Menşei şu, patent şu, malzeme mozarella, pepperoni, jalapeno.. Şu şuradan, bu buradan, sos Meksika&#8217;dan&#8230; Restorant zinciri kendilerine göre kusursuz mutfak, geçerli menüler, ekonomik menüler, promosyon, ev ve iş yerine servis paket&#8230; Kare kare renkli menü resimleri, menülerin bir ucunda mutlaka cola-pepsi, güçlü klimaya rağmen ağır yağ kokusu. Genç yaşlı orada&#8230; Çocuklar için köşeler, oyuncaklar, ilgi alaka yoğun.. Kız erkek garson özel giysi ve serpuşlarıyla talepleri masalara ulaştırmak için ter döküyorlar&#8230; Önce para sonra fiş, mutfakta kısa süre menü hazırlanıyor, müşteriye yetiştiriliyor&#8230; Sıcacık&#8230;Filistinden bir haber çıkmazsa eğer, işleri iş&#8230;</p>
<p>Nihayet iddialı müesseseler. Konyalı, şark sofrası, garb sofrası, Akdeniz sofrası, yıldızlı oteller, turistik tesisler&#8230; Büyük yatırım, kalifiye eleman, kaliteli malzeme ile özellikli yemekler ve tatlılar hazırlanıyor. Belli kesime hitap ediliyor. Arabalarına otopark, çocuklarına oyun yeri.. Tarife yüksek, çorba 8 lira&#8230; Müşteri memnun. Kredi kartı makbul, badema ödeniyor, nasıl olsa&#8230;</p>
<p>İş karın doyurmak, fakat nefis araya giriyor, külfet haline getiriyor. Paralı ekonomi Yaşar Usta&#8217;nın 15 kuruşa deftere yazdığı çorbayı müşterilerine spesiyal çorba olarak 8 liradan tarifeye almış. Önce 6 sıfır koy, sonra mukayese et&#8230; Biz iki çorbayı da içtik&#8230; Uzun boylu bir fark da bulamadık.</p>
<p>İdrak, izan olmayabilir. İnsafsızlık ve israf sorumluluk getirir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaminhikayeleri.com/enfes-kebap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fıs Fıs Fıs</title>
		<link>http://www.babaminhikayeleri.com/fis-fis-fis/</link>
		<comments>http://www.babaminhikayeleri.com/fis-fis-fis/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 12:12:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babamın hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[berber]]></category>
		<category><![CDATA[drenaj]]></category>
		<category><![CDATA[dsi]]></category>
		<category><![CDATA[fıs fıs]]></category>
		<category><![CDATA[hadi gidelim]]></category>
		<category><![CDATA[otel]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://babaminhikayeleri.wordpress.com/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[İç batı Anadolu&#8217;ya 1960&#8242;lı yıllarda feyezan halinde yağan yağmurun ardından, Paşadağı&#8217;ndan inen seli Adaboğlu Hacı Osman köyün üstündeki Saraycık&#8217;tan görmüş. İşte O&#8217;nun: - &#8220;Dereden iniverdi gördüm Kırıkminareye doğru yıkılıyordu. Önüne ne çıkarsa &#8220;Hadi gidelim.&#8221; deyyo. Yemin olsun.&#8221; dediği sel&#8230; Sel indi. mal maşat telef oldu. Arazi sular altında kaldı. Geldi şehrin kenar mahallelerini bastı. Sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İç batı Anadolu&#8217;ya 1960&#8242;lı yıllarda feyezan halinde yağan yağmurun ardından, Paşadağı&#8217;ndan inen seli Adaboğlu Hacı Osman köyün üstündeki Saraycık&#8217;tan görmüş. İşte O&#8217;nun:</p>
<div>- &#8220;Dereden iniverdi gördüm Kırıkminareye doğru yıkılıyordu. Önüne ne çıkarsa &#8220;Hadi gidelim.&#8221; deyyo. Yemin olsun.&#8221;</div>
<div>dediği sel&#8230; Sel indi. mal maşat telef oldu. Arazi sular altında kaldı. Geldi şehrin kenar mahallelerini bastı.</div>
<div><span id="more-482"></span></div>
<div>Sonra keşif tespit yapıldı. Vilayetten geldi gittiler. Drenaj kanalı açılacakmış şuradan şuraya dediler. Programa alınmış. Neden sonra DSİ&#8217;den gelmişler bir mühendis birkaç operatör. Otele inmişler. Aşkar oteli. Yargıya başlamışlar.</div>
<div></div>
<div>Yaz akşamları yemekten sonra otelin kahvesinin önüne oturuyorlar. Halk &#8220;Bunlar kanal açanlar. Ankara&#8217;dan gelmişler.&#8221; diye birbirine gösteriyor. Yine bir akşam bunlardan biri otel katibinden berber sorar. Katip karşıdaki berberi gösterir. Şehir kulübü müdavimlerinin, memurların berberini. Adam tiryaki, kahvenin önünden hep onu görüyorlar ya.. Usta çok konuşuyor. &#8220;Başka kime gideyim?&#8221; der.</div>
<div>- &#8220;Şurada arka sokakta falan berber var.&#8221; derler. Gösteriverirler. Adam gider. Selam verir. Oturur. Ustanın koltuğu boşaldığında, buyur ederler. Koltuğa yönelir, ustanın kulağına doğru fıs fıs fıs hafif sesle:</div>
<div>- &#8220;Usta saç sakal. Ama bende bir hal var rica edeyim. Mümkünse tıraşta hiç konuşmayınız.&#8221; der koltuğa oturur. Berber şaşkın. Yahu bu ne? Adamda ne hal var. Bakalım altından ne çıkacak? Adamı terslese mi? Hiç başına böyle bir şey gelmemiş. Neyse bir tereddütten sonra kendini toplar. Adama önlüğü bağlar. Bir güzel tıraş eder. Oh çeker. Önlüğü alır:</div>
<div>- &#8220;Sıhhatler olsun beyefendi.&#8221;</div>
<div>der. Adam memnun, denk tıraş etti. Hiç konuşmadı. İyi bir berber buldum diye düşünür. Dükkanda asılı belediye tarifesi şu kadar. Fazla fazla ücretini verir. Usta parayı cebine indirir. Adamın kulağına fıs fıs fıs hafif sesle:</div>
<div>- &#8220;Beyefendi. Alışkınım konuşmadan edemiyorum. Rica edeyim bir daha tıraşa gelmeyin. Neden dersen patlayacaktım. İyi geceler efendim.&#8221;</div>
<div>der. Şaşkın müşterisini uğurlar.</div>
<div>.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaminhikayeleri.com/fis-fis-fis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

